Alcatraz Hapishanesi Tarihi, Ünlü Mahkumlar, Kaçma Teşebbüsleri

2
111
Alcatraz Hapishanesi Tarihi, Ünlü Mahkumlar, Kaçma Teşebbüsleri

Kaliforniya’nın san Francisco Koyu’nun serin sularındaki Alcatraz Adası’ndaki federal hapishane, faaliyette olduğu 1934 ve 1963 yılları arasında Amerika’nın en zorlu ve tehlikeli canilere ev sahipliği yaptı.

Bunların arasında bu maksimum güvenlikli hapishanede yatan ünlü gangster Al “Yaralı Yüz” Capone (1899-1963) ve katil Robert “Alcatraz Kuşçusu” Stroud bulunmaktadır.

Yıllarca bir düzineden fazla teşebbüste bulunulsa da, hiçbir mahkûm hapishaneden kaçamadı.

Hapishanenin yüksek işletme giderlerinden dolayı kapatılmasından sonra 1969’da ada, bir grup yerli Amerikan eylemci tarafından iki yıl süreyle mesken olarak kullanıldı.

Amerika’nın da, 1850’li yılların sonlarından 1933’e kadar askeri hapishane bölgesi olarak kullanmış olduğu Alcatraz Adası, bugün turistler için popüler bir duraktır.

Askeri Hapishane Olarak İlk Yıllar

1775’te askeri bir hapishane oluşunun ilk yıllarındayken, İspanyol kâşif Juan Manuel de Ayala (1745-97) kayalık olan Alcatraz Adası’nı haritaladı ve bölgedeki deniz kuşlarının bolluğundan dolayı onu Pelikan Adası (La İsla de Alcatraces ) olarak adlandırdı.

Millard Filmore
Millard Filmore

75 yıl sonra 1850’de Başkan Millard Filmore adanın askeri amaçla kullanılması için emir verdi. 1850’li yıllarda adaya bir kale inşa edildi ve ada çevresine San Francisco Koyu’nu korumak için 100 adet büyük top yerleştirildi.

Ayrıca bu dönemde Alcatraz Batı Yakası’nın işleyen ilk deniz fenerine ev sahipliği yaptı.  1850’li yılların sonlarına doğru, Amerika askeri hükümlüleri Alcatraz’da tutmaya başladı.

Anakaradan San Francisco Koyu’nun soğuk ve güçlü sularıyla ayrılan ada hapishane olarak kullanılmak için ideal bir yer olarak sayıldı.

Yüzerek kaçmaya teşebbüs eden hiçbir Alcatraz mahkûmunun hayatta kalamayacağı varsayılıyordu.

Askeri hapishane olarak kullanıldığı süre boyunca Alcatraz mahkûmları arasında konfederasyon sempatizanları ve Amerika Sivil Savaşı süresinde vatan hainliği ile suçlanan vatandaşlar vardı.

Alcatraz ayrıca, federal hükümetle olan toprak anlaşmazlığı sonrasında 1895’te Arizona Bölgesinden aralarında Arizona Bölgesi’nden 19 Hopi’nin (etnik bir grup) de bulunduğu isyancı Kızılderililere de ev sahipliği yapmıştır.

Alcatraz’daki mahkûm sayısı, İspanyol-Amerikan Savaşı (1898) sırasında artmaya devam etti.  20. Yüzyılın başlarında mahkûmların işgücü sayesinde Alctraz’da hastane, yemekhane ve başka yapılar dâhil yeni bir hücre evi yapıldı.

Milli Park Hizmeti’ne göre bu yeni kompleks 1912 yılında tamamlandığında, dünyadaki en donanımlı beton binaydı.

1933’te Ordu Alcatraz’ı, diğer cezaevleri tarafından uğraşılması çok zor ve tehlikeli mahkûmları yerleştirmek için federal bir hapishane isteyen Adalet Bakanlığı‘na devretti.

Mevcut kompleksi daha güvenli bir yer haline getirmek için maksimum güvenlikli hapishane resmi olarak 1 Temmuz 1934’te açıldı.

İlk hapishane müdürü James A. Johnston (1874-1954) her üç mahkûm için bir gardiyan işe aldı. Her mahkûmun kendi hücresi vardı.

Federal Cezaevleri Bürosu Alcatraz’ı  en bölücü mahkumların kurallara nasıl uyulması gerektiğini kıt şartlarda ve az ayrıcalıklı bir hapishane ortamında öğrenmek için gönderildiği “hapishane sisteminin hapishanesi” olarak görüyordu.

Federal Cezaevleri Bürosu’na göre Alcatraz toplam federal mahkûm sayısının yüzde birinden daha azına tekabül eden 260-275 arası mahkûm barındırıyordu.

Alcatraz Hapishanesi Ünlü Mahkûmları

Al Capone
Al Capone

Hapishanede yatanlar arasında 1930’larda orada dört buçuk yıl kalan ünlü Prohibition Era (ABD’de 1920-19333 yılları arasında alkollü içeceklerin üretiminin ve satışının yasak olduğu dönem) gangsteri  Al Capone (Yaralı Yüz) bulunuyordu.

Onun adaya gelmesi bütün Amerika’da haberlere yol açtı. Capone Alcatraz’a gönderildi çünkü Atlanta’da hapsi dış dünya ile iletişimde bulunmasına ve Chicago’da pis işlerini yürütmesine olanak tanıyordu. Aynı zamanda hapishanedeki memurlara rüşvet verdiği biliniyordu.

Bunların hepsi Alcatraz’a gönderildiğinde son buldu. John Kobler tarafından yazılan “Capone” biyografisine göre, Capone bir defasında hapishane müdürüne “Alcatraz beni yenmiş gibi görünüyor.” demiştir.

Alcatraz’daki diğer ünlü mahkûmların arasında Machine Gun (Makineli Tüfek) takma adıyla bilinen ve adam kaçırmaktan 17 yılını orada geçirmiş olan George Kelly de bulunmaktadır.

Ürpertici lakaplı gangster Alvin Karpowicz de 1930’larda FBI tarafından (Public Enemy Number 1) numaralı halk düşmanı olarak kayda geçirilmiştir. Kendisi Alcatraz’ın parmaklıkları arkasında 25 yıl – ki bu diğer tüm mahkûmların kaldığından daha uzun bir süredir – kalmıştır.

“Alcatraz Kuşçusu” olarak da bilinen katil Robert Stroud, Kansas (Leavenworth)’taki bir federal hapishanede 30 yıl kaldıktan sonra buraya transfer edilmiştir.  Stroud adaya 1942’de gelmiş ve Alcatraz’da 17 yıl hapis yatmış fakat burada Leavenwoth’de kapalı kaldığındaki gibi kuşlarla ilgilenmesine izin verilmemiştir.

Tavsiye Yazı: James-Younger Çetesi! ONLAR CESUR DOSTLARDI.

Alcatraz’dan Kaçma Teşebbüsleri

Yıllar içinde 36 mahkûmun dâhil olduğu 14 kaçma teşebbüsünde bulunulmuş. Federal Cezaevleri Bürosu, bu sözde kaçakların yirmi üçünün yakalandığını, altısının kaçarken yakalandığını ve öldürüldüğünü, ikisinin boğulduğunu, üçünün kayıp ve muhtemelen boğulmuş olduğunu kayda geçirmiştir.

Bu kaçma teşebbüslerinin en ünlüsü 2 Mayıs’tan 4 Mayıs 1946’ya kadar sürmüş olan, 6 mahkûmun hücre memurlarının hakkından geldiği ve silahlara ulaşabildiği fakat hapishaneden çıkmak için gerekli anahtarları ele geçiremedikleri, çatışmayla sonuçlanan bir teşebbüstü.

Meydana gelen çatışmada mahkûmlar, iki hapishane memurunu öldürdü ve 18 tanesini de yaraladı. ABD deniz piyadeleri yardıma çağırıldı ve çatışma mahkûmların üçünün ölümüyle ve yargılanan diğer üç mahkumun ikisinin idam cezası almasıyla sonuçlandı.

Hapishane Kapılarını Kapatıyor: 1963

Alcatraz’daki federal hapishane 1963’te kapatıldı. Çünkü hapishanenin işletme giderleri diğer federal hapishanelerinkinden çok daha fazlaydı.

(Hapishanenin konumu itibariyle yemeklerin ve diğer ihtiyaçların gemiyle getirilmesi gerekiyordu ve bu da çok masraflıydı) dahası, izole edilmiş adanın binaları tuzlu deniz havasından dolayı parçalanmaya başlıyordu. 30 yıllık bir süreçten sonra, Alcatraz toplamda 1,576 kişinin barındığı bir yer olmuştu.

1969’da, Mohavk (etnik bir köken) eylemci Richard Oakes (1942-72) önderliğinde bir grup Kızılderili adaya geldiler ve burayı “Indians of All Tribes (Kızılderililere sosyal ve eğitimsel hizmet sağlayan kar amacı gütmeyen bir kuruluş )” yararına kullanmak istediler.

Eylemciler adada bir üniversite ve müze kurmak istediler.  Oakes burayı üç üvey kızının ölümünden sonra terk etti ve geri kalanlar Başkan Robert M. Nixon (1913-94)’ın emriyle 1971’de adadan çıkarıldı.

Ada 1972’de, Golden Gate National Recreation Area (Kaliforniya’da bir park)’nın bir parçası haline geldi be bir sene sonra halka açıldı. Günümüzde, Alcatraz’ı hemen hemen bir milyon turist ziyaret ediyor.

Tavsiye Kategori: Suç

Kaynak Linki: history.com

2 YORUMLAR

  1. La Catedral ile ilgili bir yazının da gelmesini isterim. Gerçekten ilginç bir öyküye sahip. Bu yazıyı okuyunca aklıma direl La Catedral geldi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz