Son Buzul Çağı, İklim Değişikliği M.Ö. 21.000

1
102
son buzul çağı

İnsanlar, Son Buzul Çağı döneminde dayanılması çok zor iklim koşullarından, (buzul) günümüzdekilere benzeyen daha sıcak zamanlara, (buzularası) dönemsel iklim değişikliklerine göğüs germiştir.

Bilim adamları, doğal çevre koşulları ve insanlar arasındaki karşılıklı ilişkilerin, ilk toplumların nasıl etkisi altına aldığını yeni yeni takdir etmeye başlamıştır.

Son Buzul Çağı devrinin sonuna doğru bu değişiklikler daha da belirginleşmiş ve gerçekleşme aralıkları da kısalmıştır.

Yaklaşık olarak M.Ö. 21.000’de Son Buzul Çağı, (Son Buzul Maksimum olarak da bilinir) “Büyük Soğuk” sırasında zirveye ulaşmıştır.

Daha kuzey bölgelerde yaşayan insanlar ve hayvanlar ölmüş ya da buzullar Kuzey İngiltere‘ye doğru yayılmaya başlayınca güneylere inmişlerdir.

Son Buzul Çağı döneminde, deniz suyu donduğu için deniz seviyeleri alçalmış, Kuzey Amerika ve Asya‘yı birbirine bağlayan Bering boğazı gibi rakım seviyesi düşük bölgeler ortaya çıkmış ve insanlar bu yolu izleyerek Amerika kıtalarına ulaşmıştır.

Tavsiye Yazı: Homo Sapiens, İlk İnsanların Avustralya’ya Çıkışı

Küçük Buzul Çağı, Artan Sıcaklıklar

Sıcaklıklar nihayet yeniden yükselmeye başlamış ve yaklaşık M.Ö. 7000’de günümüzün göreceli sıcaklık ve stabil iklimi yerleşmiştir.

Oluşan buzullar eriyince yükselen deniz seviyeleri, Avrasya’yı Amerika kıtalarından ayırmış, Güneydoğu Asya’yı takımadalara dönüştürmüş, Japonya ve Britanya gibi yarımadaları adalar haline getirmiş, böylelikle birçok insan grupları izole olmuştur.

Bu iklim değişiminin ekosistemler üzerindeki etkisi: megafauna olarak bilinen çok büyük hayvanları (mesela mamutları) ciddi bir şekilde etkilemiştir. Bu hayvanların besin kaynakları olan açık buzul steplerinin yerini ormanlar almıştır. Bütün gezegende yaşanan çevre koşullarında ki değişim ve avcılık sonucunda birçok türün soyu tükenmiştir.

Küçük Buzul Çağı sonrasında dünyada ki ormanlar ve sulak araziler, insanlara birçok yeni fırsat sunmuştur. İnsanlar, tavşan gibi daha küçük memeli hayvan gruplarından, alageyik ve yaban domuzu gibi büyük orman hayvanlarını avlamaya başlamış; sularda ki ve daha kıyı kesimlerdeki besin kaynaklarını araştırmaya başlamıştır.

Somon gibi göç eden balıklar, fok gibi deniz memelileri, kabuğu olan deniz hayvanları ve mevsimsel av kuşlarının yanı sıra çok geniş bir meyve, yumru kök, kabuklu yemiş ve tohum yelpazesi, insanlar için önemli besin maddeleri haline gelmiştir.

“Bu kadar ekstrem iklim ve çevre değişiminin yaşandığı bir dünyada çok az insan yaşamıştır.”

BRİAN FAGAN

Tarih öncesi insanlık uzmanı

Değişikliğe Uğrayan Yaşam Tarzları

Bazı araştırmacılara göre, doğal kaynakların özellikle zengin olduğu bölgelerde, insan grupları tek bir yere yerleşmek yerine spesifik kaynaklara ulaşmak için küçük gruplar halinde yayılmış olabilir.

Örneğin, Doğu Akdeniz’deki Natufian toplulukları, Yakın Doğunun doğal tahıl besinlerinden bolca yararlanmıştır.

Bazı gruplar, istedikleri bitki ve hayvan türlerinin artmasını sağlamak için bitkileri yakarak ve ağaçları keserek, çevrede ki koşulları değiştirmeye başlamıştır.

Verimli olan bitki türleri seçilip yetiştirilmiş ve istedikleri türden tohumlar ekilmiştir. Belirlenen hayvanlar bakılarak kontrol altına alınmıştır.

Tüm bu hamleler söz konusu türlerin, insanların bakımına daha fazla bağımlı hale gelmesine ve tarımın gelişmesine yol açmıştır.

Son Buzul Çağı, döneminde ki bu yaşam tarzında radikal değişiklikler, insanın çevre üzerindeki etkisini daha fazla arttırmıştır.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz