Soichiro Honda: Azim ve Başarı Öyküsü

2
38
Soichiro Honda'nın Azim ve Başarı Öyküsü

Azim ve Başarı denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri; Soichiro Honda.

Akıntıya kapılmış birer ağaç parçası gibi; nereye gittiğimizi, veya neleri kaçırdığımızı umursamadan, dünyayı sadece gördüğümüz kıyılardan ibaret bilerek, nehrin sonundaki şelaleye doğru ilerliyoruz.

O şelaleden düşerken, nasıl bir manzaraya tanıklık edeceğimi bilmiyorum, ama çoktan düşmüş birini tanıyorum.

Kahramanımız, Japonya’nın komyo köyünde 1906 yılında dünya’ya gelmiş ve şuan bir Dünya devi olan Honda şirketinin kurucusu Soichiro Honda. Bu hayalleriyle arasında ki tüm engellere rağmen pes etmeyen bir adamın hikayesi.

Honda Hayallerinin Temeli

Anlattığı bir anısına göre Honda hayallerinin temellerini henüz 3-4 yaşlarındayken atmış.

Hikayesi şöyle; Bir gün babasıyla beraber evlerine giderlerken yanlarından bir araba geçer. Hayatında ilk defa gördüğü ve ne olduğunu bile bilmediği bu şey onu adeta büyüler ve babasının elini bırakarak peşinden tüm kuvvetiyle koşar haliyle yakalayamaz.

Ancak uzun yıllar sonra vereceği bir röportajda o aracın yağ ve benzin kokusunu hala unutamadığını söyleyecektir.

Soichiro Honda, artık okula başlamıştır ancak bir çok dahinin hikayelerinde de okuduğumuz gibi, onunda okulla arası pek iyi değildir. Bir gün Okul tarafından, çocuklara karneleri dağıtılır ve ailelerinin gördüğünden emin olmak için Aile mührüyle damgalanmış olarak geri getirmeleri söylenir.

Haliyle notları pek iç açıcı olmayan Soichiro Honda, alternatif bir çözüm üreterek kullandığı bisikletin kauçuk pedalının örtüsünden ailesinin mührünün bir kopyasını çıkarır ve belgeyi damgalayarak okula iade eder.

Bir sorun çıkmadığını görünce de bu fikri ticarete dökmeye karar veren Soichiro Honda, diğer çocuklar için damga yapmaya başlar. Ancak bu sebepten dolandırıcılık macerası kısa sürede keşfedilir.

Çünkü Soichiro Honda, mührün basıldığında bir ayna görüntüsü oluşturulması gerektiğini bilmiyordu.

Ailesinin adı japonca da 本田(honda) bu şekilde yazıldığından (dikey) simetrikti, bu nedenle bir problem oluşturmadı. Ancak diğer bazı çocukların aile isimleri simetrik olmadığından Soichiro Honda yakalanmıştı.

Burada babasının tepkisi de oldukça ilginç. Soichiro Honda’ya tek ayak üzerinde durma cezası vermiştir. Ancak cezayı verme sebebi dolandırıcılık yapması değil mührün arkasında ki sırrı keşfedememiş olmasıdır.

Okulla yıldızları bir türlü barışamamış olan Soichiro Honda, 15 yaşına kadar babasının yanında bisiklet tamirciliği yapar.

Soichiro Honda’nın Hayatını Değiştiren Karar

Yaşı küçük olmasına rağmen Soichiro Honda’nın hayalleri oldukça büyüktür. 15 yaşına bastığında hayalleri için ilk adımını atarak Tokyo’ya gitme kararını verir.

Tokyo hayatının ilk bir kaç yılı oldukça zorlu geçer. Soichiro Honda, bir yandan hayatını devam ettirebilmek için temizlik ve hamallık gibi çeşitli işlerde çalışırken, bir yandan da oldukça yabancı olduğu şehir hayatına alışmaya çalışır.

İşte tam da o sıralarda çıkan bir deprem, ona bir fırsat kapısı açar. Deprem sırasında bir araba firmasında, büyük çaplı bir yangın başlar. Bunu gören Soichiro Honda, hayatını riske atarak 3 aracı son anda yanmaktan kurtarır. Sonrasında artık bu firmada çalışmaya başlar.

Sonunda İstediği gibi bir işe giren Honda, artık tam bir iş koliktir. Neredeyse her gün atölye de sabahlamaya başlar ve o yangından aldığı dersle, daha sağlam araç parçaları geliştirmek için çeşitli deneyler yapar.

Sonucunda da bir çok patent alır ancak, kazandığı paraları, yine deneylerine yatırır. Öyle ki bir dönem, geçinebilmek için eşinin mücevherlerini bile satmak zorunda kalır.

Başlarda teorik bilgiye inanmayan Honda, deneylerinde bir çıkmaza girdiğini hisseder ve sonunda bilgi eksikliği olduğuna ikna olarak Hamamatsu’nun teknolojik okuluna gitmeye karar verir.

Okul ve işten arta kalan vaktinde spor arabalarının en büyük sorunlarından biri olan motor  ısınmasına yönelik soğutma yöntemini geliştiren Honda, bunu denemek için 1936 yılında Tokyo da düzenlenen bir yarışa katılır. Aracının hızı saatte 120 km’ye çıkar, ve bu rekoru, uzun yıllar kırılamayacaktır.

Ancak yarışın devamında Honda, önünde aniden duran bir otomobile çarpar ve aracı havada defalarca takla atarak tam bir enkaza dönüşür.

Soichiro Honda İçin Kötü Zamanlar

Soichiro Honda’nın sol kolu çeşitli yerlerinden kırılır, omuzları çıkar ve yüzü ciddi hasar görür. Yaklaşık üç ay hastanede komada kalan Honda, uyandığında işler daha da kötüye gider. Okula gitmediği ve sınavlara girmediği için okulundan atılmıştır.

Üstüne birde, Toyota şirketine gönderdiği, tüm zamanını ve parasını harcayarak geliştirdiği  çalışmalarının yetersiz bulunduğu haberini alır, hatta ona, alay eder gibi okula dönüp eğitimini yenilemesi söylenir.

Yeniden Başlayış

Honda O yatakta ne kadar dibe vurmuş hissetse de, pes etmeyeceğini söyler. Her şeye baştan başlar ve yaklaşık 2 yıl içerisinde çalışmalarında ki hataları gidererek Toyota’dan bir fabrika açması ve seri üretime geçmesi konusunda onay alır.

Ancak fabrika açacağı sırada 2.Dünya savaşı çıkar ve savaşa hazırlanan devlet Honda’ya beton ve çelik vermeyi reddeder. Honda bu sorunu da, arkadaşlarıyla kendi betonlarını üreterek çözer ve fabrikalarını açarlar.

Ancak savaş beklenenden daha şiddetli, ve uzun sürecektir. Öyle ki, ham madde sıkıntıları, üretimlerini sekteye uğratır. Fabrikası Amerikanın düzenlediği geniş çaplı bir bombalamada tamamen yıkılır.

1945 yılına gelindiğinde Japonya savaştan yenik ayrılır halk ciddi kıtlık ve fakirlik içerisindeyken Honda da beş parasız bir şekilde yaklaşık 1 yıl kendini evine kapatır.

Başarı Kolay Kazanılmaz

1946 yılına gelindiğinde Honda’nın eline ordunun kullandığı bir telsiz jeneratörü geçer. Bunu nasıl kullanabileceğini düşünürken, halkın ülkede benzin olmadığından dolayı, ulaşım için bisikletleri kullanmaya başladığını fark eder.

Bu da ona Honda Şirketini kurduran fikri verir; bir sıcak su şişesi ülke de bolca bulunan bambu yağı ve telsiz jeneratörü kullanarak motosiklet yapar. Halkın büyük ilgisini çeken bu araca oldukça fazla rağbet olur.

Ancak elinde ne ham maddesi ne de sermayesi olan Honda, bu icadını anlatan tam 15 bin mektubu bizzat yazarak ülkede ki bisiklet dükkanlarına tek tek yollar ve desteklerini ister.

Yaklaşık 2 bin tanesi ona sponsor olmayı kabul eder ve artık Honda’nın hayatında yeni bir sayfa açılır.

1980 yılına gelindiğinde artık Dünya’nın Motorsiklet satışlarının %60 ını Honda şirketi  yapmaya başlar.

Sloganları Hayallerin Gücü olan şirket, şimdilerde Motosikletlerinin yanında oldukça teknolojik arabaları, mini uçakları hatta Robotlarıyla tanınmakta ve hepsinin temelini 3 yaşında babasının elinden kurtulup hayallerinin peşinden koşmaya cesaret eden o çocuk atar.

Kaynak Linki: HAYALLERİNİ TAKİP ET! (Soichiro HONDA’nın Azim ve Başarı Öyküsü)

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz